Komşum Totoro, Ghibli Stüdyo’nun logosuna esin kaynağı olan 1988 senesi yapımı fantastik bir macera filmidir. Uluslararası bilinirliği olan film, Hayao Miyazaki’nin kült yapımlarından biridir. Bu yazıda filmi hiç izlemeyenler için filmin görsel betimlemesinin ardından filmin kadın karakterlerine kısaca değineceğiz.
Filmin Betimlemesi
Film bir buçuk saat sürer. Film, daha beşinci dakikasında bulutlu gökyüzü, yolları bozuk taşra seyri, pirinç tarlaları ve ormanla izleyiciyi karşı karşıya getirir. Taşınan bir aile gözümüze çarpar. Bir baba ve iki kızı yeni evlerine doğru yol almaktadır. Kamyonetin kasasında yazı masası ve kitapların altında oturmuş iki kız çocuğu vardır. İkisi de heyecanlı ve sevecendir. Büyük olan -abla- daha atletik ve neşeliyken küçük olan Mei, ablasının enerjisine yetişmeye çalışmaktadır. Ormanın kenarında kalan yeni evlerine gitmektedirler. Ormanın kenarındaki yeni evlerine geldiklerinde harabe bir ev onları karşılar. Neyse ki bu kimsenin canını sıkmaz. Kocaman bir ağacın yanındaki bu evi, derhâl düzenlemeye başlar baba. Komşusu yaşlı kadın da ona yardım eder.
Abla Satsuki ve kardeşi Mei’nin arka kapıyı açmak istemesiyle macera başlar. Bir anda yüzlerce toz tavşancığının kaçışmasına tanık olan kız kardeşler ilk anda gerilip korkar. Bunu babalarıyla paylaşırlar ve babalarının olumlu tavırlarıyla toz tavşancıklarına birden alışmış hisseder ve rahatlarlar. Sonra evin tüm pencerelerini açmaya başlarlar. Evlere ayakkabı ile girmeyi reddeden bu kültürde pencereleri açmak, yeni bir başlangıç yapmakla eşdeğerdir.
Yaşlı komşularının toz tavşancıkları hakkındaki açıklaması, bu olağanüstü canlılar hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar: Etrafa demiryolu kurumu izleri bırakan bu varlıkların boş evlerde kümelendiklerini ve yeni ev sahiplerinin güler yüzlü olması hâlinde evi terk edeceklerini anlatır. Akşam ev halkı birlikte banyo yaparken evdeki seslerden korkan kızlarını rahatlatmak için büyük kahkahalar atmayı teklif eden baba, böylece toz tavşancıklarının bir karara varmasını sağlar. Gerçekten de evde yankılanan kahkahalar ile toz tavşancıkları, ailenin eve geldikleri akşam evi terk ederler.
Eve birlikte çekidüzen veren bu aile, diğer sabah da hep beraber hastaneye gider. Böylelikle evi tutma amaçlarının, annenin yattığı hastaneye yakın olmak olduğunu öğreniriz. Hastanede kızların saçlarını tarayan sevgi dolu bir anne ile tanışırız.
Sonrasında evin rutine girmesini izleriz. Evin ablası Satsuki okula gider, kardeşi de onu bekler. Babası ya evden çalışır ya da işe gider. Sabah babasından önce kalkan ve beslenmesini pişiren Satsuki arkadaş bile edinmiştir. Ablanın yokluğunda bahçeyi keşfeden Mei; su birikintisinin içindeki iribaşlardan çiçeklere, kırık kovadan meşe palamutlarına her şeyi inceler. Sonra hayali bir beyaz tavşanın arkasına takılır. Mavi ve beyaz tavşanlar koşarken Mei arkalarından yetişir ve bir ağaç tüneline sapar. Böylece meşe palamutlarını izleyerek büyük ağacın köklerine iner. Meşe palamudu, filmin başında beri önümüze çıkar. Eve ilk girdiklerinde zemine meşe palamudu düşer. Evin merdivenlerini ilk kez bulduklarında basamaklardan düşen gene bir meşe palamududur.
Mei, ağacın köklerinin altında uyuyan Totoro ile karşılaşır.
Mei’nin ağacın köklerine doğru korkmadan ilerlemesi ve keşfetme merakı, küçük çocuklara özgü bir güdüdür. Totoro’dan korkmaz. Varlığın çıkardığı seslerden adının bu olduğuna inanır ve ağacın köklerinde çok rahat ve özgürdür. Totoro ile birlikte uykuya dalar. Köklere inip orada rahatça uykuya dalması güçlü bir metafordur. Köklerde erişilen rahatlık Mei’nin iyi bir yerde olduğunu hissettirir.
Akşam olunca ablası ve babası onu ararlar ve ağaç tünelinde Mei’yi uyuyor bulurlar. Fakat ağacın köküne gitseler de Mei’nin gördüklerini göremezler. Babası, Mei’nin ormanın ruhunu gördüğünü ve bunun için şanslı olduğunu ifade eder. Sonra minnetlerini sunmaya tapınağa, büyük bir ağacın dibine gelirler. Totoro’yu bulduğu ağaca benzeyen bu ağacın dibindeki girişi kapalı bulan Mei’nin kafası karışır. Babası bu ağacın güzelliğinden çok etkilendiğini ve yeni evlerini de bu ağacı gördüğünde almaya karar verdiğini söyler ve çocuklarına eve dönmeyi teklif eder. Babasına göre ormanın ruhları sadece şanslı olanlara görünür. Mei’nin de başına gelenin bu olduğunu düşünmüştür. Buraya dek çocuklarını yargılamayan, onları her işe katan ve onlarla eğlenen sevecen bir babaya tanık oluruz.
Abla Satsuki, annesine yazdığı mektupta Mei’nin dev bir orman ruhu gördüğünü söyler. Bu anneleriyle iletişimi devam ettirdikleri ve onu özlediklerini gösterir. Diğer gün ablasından ayrılmayı istemeyen Mei’yi kendi sınıfa dâhil eden Satsuki, zor bir gün geçirir. Mei ise ablasının sınıfına dâhil olduğu için çok mutludur. Ders sonrası sınıflarını temizleyen sınıf arkadaşlarını geride bırakan Satsuki ve Mei, eve giderken yağmura denk gelirler. Delik şemsiyesini paylaşan komşunun çekingen oğlu onları şaşırtır. Sonrasında şemsiyeyi iade etmeye giden kız kardeşler onu göremezler. Kullandıkları şemsiyeyi çocuğun annesine verip ayrılırlar. Çünkü kız kardeşlerin geldiğini gören çocuk verandadan kaçıp saklanmıştır. Kız kardeşler gelmeden önce ise çocuğun elinde oyuncak bir uçak vardır. Böylece Miyazaki, uçakların hayatının bir köşesinde olduğunu illa unutturmaz. Sonrasında şemsiyesini geri vermeye gider ve otobüs durağında babalarını beklemeye başlarlar. Durakta bekleyişleri sürerken Totoro, koca varlığı ile durakta belirir. Satsuki, Totoro’ya babası için ayırdığı şemsiyeyi verir ve ormanın ruhu kısa bir an insan şemsiyesini deneyimler. Totoro bunu sever ve kedi şeklindeki bir otobüse binip hastaneye yola koyulur. Bu sefer Totoro’yu abla da görmüştür. Mutlu olmak için bir sebepleri daha vardır artık. Hem korkutucu hem de sevimli olan bu ruh, kızları sevindirir. Totoro onlara meşe palamudu verir. Onlar da ormanları olsun diye bahçeye ekerler. Sonraki akşam Totoro ve ekibi gelir ve tohumları yeşertir ve onları büyütür. Orman ruhlarının neler yapabileceği hakkında fikrimiz olur böylece. Sonra bir topacın üstüne binip ağacın tepesine yükselirler. Olanların hayal mi gerçek mi olduğu birbirine karışmaya başlar. Totoro ve ekibi ile ağacın tepesinde çıkardıkları melodiyi, kızlar babalarına duyururlar. Ertesi sabah rüyalarında boy atan ağaçların aksine yeni yeşeren ağaç fidelerini gören kızlar, gene de çok mutlu olurlar.
Yaşlı komşuları kızlarla özel olarak ilgilenir. Onları tarla işlerine dâhil eder ve onlara sahip çıkar. Babalarının yaşlı ve yardımsever komşularına “büyükanne” dedirtmesinden komşuluk ilişkilerinde kültür etkisini gözleriz.
Annesinin yattığı hastaneden gelen telefonla panik olan Satsuki ve kardeşi bu krizde zorlanırlar. Film boyunca süren neşe ve sakinlikleri bu olayla kaybolur. Üstüne küçük kardeşi Mei’ın kaybolması ile işler giderek karışır. Kardeşini bulmak için Totoro’dan yardım isteyen Satsuki için çok ayaklı kedi otobüsünü çağıran Totoro, Mei’nin bulunması için elinden geleni yapar. Ağaçlar yol açar, elektrik direkleri yol olur ve göz açıp kapayana dek Mei’in yanına varırlar. Sonrasında annelerini hastanede görürler ve içleri rahat eder. Ormanın ruhları, kardeşlerin kaygılarını yatıştırır ve sonunda Totoro en büyük ağacın tepesindeyken, o yağmurlu günde Satsuki’nin verdiği şemsiye elindeyken film biter.
Filmdeki Kadın Karakterler
Bu hikâyedeki kadın karakterler Satsuki, Mei ve yaşlı komşu kadındır.
Her biri iyi kalpli karakterlerdir. Aklı, Satsuki temsil ederken yardım ve merhameti yaşlı komşuları temsil eder. Mei, çocuk karakter olarak ormanın ruhlarına en yakın kişidir ve meraklı, sevecen ve sorun çıkartandır. Annelerinin hastanede olmasından dolayı anne rolünün ağırlığı Satsuki’dedir. Evin ve kardeşinin sorumluluğunu alır, durumundan yakınmaz ve istekle işlere koşar. Yardımcı yaşlı (arabulucu) kadın tipinde yaşlı komşuları vardır. Bu yaşlı kadın, kızlara kol kanat gerer ve göz kulak olur.
Kız kardeş tipindeki Mei, karşı karakter olarak hikâyede yer alır ama kötü kalpli bir tip kurguda yer almaz. Mei’nin küçük olması ve ablasının bakımına ihtiyaç duyması onu bir anti karakter yapmaz. Ayrıca türlü krizler yaratan bir karakter olmasıyla da hikâyeye hareket katar. Hikâyenin kurgusundaki kırılmalar hep Mei’nin elinden çıkar. Mei ya kayıptır ya yalnız hissediyordur ya da durakta uyuyakalıyordur. İşleri zorlaştırır ama işler, içinden çıkılmaz bir hâl almadan dostları orman ruhları ile krizleri alt eder.
Ormanın Ruhları
Krizler söz konusu olduğunda görünür olan ormanın ruhları, gerektiğinde kız kardeşlere yardım eli uzatan olağanüstü karakter olarak hikâyededir. Kadın tiplerinde olağanüstü özelliklere sahip kadın tipleri başlığı altında “olağanüstülüklerini iyi yönde kullanan tiplerden peri kızı tipi”ne (Şen, 2008) uyan bu karakterler, cinsiyetsiz olmaları ile kadın tipleri kategorisine girmezler. Ama taşıdıkları özellikler ile bu tipin rolünü oynarlar.
Olağanüstü karakterlerin insanları korumasının yanında insanlardan bir şeyler öğrenmesi de olasıdır. Artık bir şemsiyesi olan ormanın ruhu bununla ne yapacaktır? Totoro’ ya verilen bu hediye, yapılan bir iyilik gibi karşılık bulur ve Totoro artık hep şemsiyesi iledir. Orman ruhları insansı değildir. Ürkütücü ve sıkıcıdır ama insan olmayan bu doğal güçler insan için değil doğa için dünyadadır. Sevdikleri insanlara yardım ediyor olabilirler veya sadece kendilerini hatırlatmak için görünürlerdir ve bir dertleri vardır. Hikâyedeki kadınların iyiliği bir anlamda ormanın ruhlarını onlara yakınlaştırır. Demek ki insanların iyi bir kalbi varsa insanlar orman ruhlarını görecek kadar şanslı olabilirler. Şinto inanışının içinde olan bu olgu ile dünyadaki iyi kalplere düşen iyilikleri görür ve doğaya yakın olan insanların korunduğunu biliriz. Diğer yandan Şintoizm’de Kami inancı vardır. Filmde Totoro ve arkadaşlarını kami olarak ele alabiliriz. Kamiler her yerde ve her şeyde olan güç anlamına gelmekle beraber dokunduğu her şeyi dönüştürür ve değiştirir (Canatan, 2018).
Filmde ağacın kutsal olması ve küçük kızın Totoro ile ağacın dibinde karşılaşması ağaç-çocuk ikiliğine dikkat çeker. Ağacın ve çocuğun kutsal sayılması inancına hem Anadolu masallarında (Şen, 2008) hem de Komşum Totoro filminde rastlarız.
Miyazaki ve Kadın
Kadınların ağırlıkta olduğu bu yapımda erkekler yardımcı roldedir (Çetinkaya, 2023) Anaerkil film yapılanmasında ormanın ruhları kadınlara görünmüş olur. Başka dinlerdeki kadına karşı yapılan negatif ayrımcılığın aksine Miyazaki yapımlarında öne çıkan bu mesaj, güzel şeylerin kadınların elinden çıktığı ve iyi ve kötü şeylerin kadınların başına geldiğidir. Anadolu masallarında kadına yüklenen yüklerin kadını yıkmadan yarattığı kadın tiplerine bakıldığında aklıyla kriz yöneten, vefakâr ve cesur kadınlar akıllara gelebilir. Büyük kızın cesaret ve atılganlığı güçlü kadın tipine de örnek olabilir. Yaşlı komşuları sabırlı kadın tipindedir. Komşularına canla başla yardım eden bu yaşlı kadın, kızlara annelik yapmasıyla anne tipinin de özelliklerini taşır. Özetlemek gerekirse:
Satuski: İyi kadın tipi, güçlü kadın tipi, akıllı kadın tipi, anne kadın tipi
Mei: İyi kadın tipi, kız kardeş tipi
Yaşlı komşu: Anne kadın tipi, sabırlı kadın tipi, yardımcı yaşlı (arabulucu) kadın tipi
Bu durumda bir kaç kadın tipini bu yapımda izlemiş ve incelemiş ve ayrıca Anadolu masallarında ele alınan kadın tipleri ile birlikte bu karakterleri ele almış olduk. Miyazaki yapımlarında öne çıkan küçük yaştaki kız çocuklarının başkarakterler olması, aile yapısı, doğaüstü varlıklar, orman, ormanın ruhları ve kadın tipleri üzerine düşündük. Yazıda verilen filmin uzunca betimlemesi, izleyenler için filmin hatırlatması olurken filmi hiç izlemeyenler için ise detaylı bir film anlatısı oldu.
Miyazaki’nin kadın karakterleri, hem doğal dünya hem de insan dünyası arasında bir bağlantı kurarak bir denge ve barış ortamı yaratmayı amaçlamaktadır. Bu karakterler, insanlar ve doğa arasındaki dengesizliği ortadan kaldırmak için mücadele etmektedirler. Bu durum, Miyazaki’nin filmlerinde insan ve doğa hakkında genel bir temayı oluşturmaktadır. Taşıdığı yerel kodları, kadınlara bakış açısı ve sahip olduğu inanç sistemini özgün bir biçimde sırtlayan tüm Miyazaki yapımlarına saygıyla.
E. Nihan ACAR
Kaynakça
Canatan, Kadir. İnsan Felsefesi. Beyan Yayınları, 2018.
Çetinkaya, H. (2023) “Miyazaki Animasyonlarında Kadın Karakterlerin Yeri Ve Önemi” International Social Sciences Studies Journal, (e-ISSN:2587-1587) Vol:9, Issue:111; pp:6920-6927. DOI: http://dx.doi.org/10.29228/sssj.69801
Şen, S. (2008). Anadolu Masallarında Kadının Yeri. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi
